Cumhuriyet ve Aleviler ilişkisi üzerine
Bazı yazarlar vardır; konu sıkıntısı çektiklerinde Alevilik meselesini yazıyorlar. Yazmalarında bir olumsuzluk yok ama anlamak için çaba göstermekten çok kendi bildiklerini tekrarlıyorlar. Dolayısıyla bize sadece yazılan yanlışları düzeltmek üzere kalem oynatmak kalıyor. Bahse konu yazarların en çarpıcı örneklerini Emre Aköz ve Nuray Mert oluşturuyor. Aköz, Hükümetin HSYK’yı hegemonya altına alma sürecinde, söyleyebileceği her şeyi söyledikten sonra, emekli savcılardan birini dayanak göstererek, HSYK’da Alevilerin ağırlıkta olduğunu yazdı. Tepkiler karşısında, “ben demedim, orayı çok iyi bilen savcı söyledi, ben aktardım” diyerek kendisini savundu. Oysa zamanlama manidar! Hükümet tarafının her türlü aracı kullanarak, “HSYK’da Ergenekoncular hakim” dediği bir ortamda, Aköz de, “Alevi hakimiyeti”ne dikkat çekiyor! Varsayalım durum Aköz’ün yazdığı gibi! O zaman şu soruyu sorabiliriz; bu “hakimiyet”, bir “çeteleşme” sonucu mu gerçekleşmiş yoksa yargı mensupları, “adaletin hassas terazisi”n...